7 Eylül 2016 Çarşamba

Maldiveler- Ya Nasip


Denize açılan balıkçılar ya nasip dermiş, ne çıkacağı belli olmaz. Avlamak değil, rengarenk balık ve mercanları suyun altında izlemekti, tatilde olan birisi için erken sayılabilecek bir saatte denize açılırken ki niyetimiz. 
Arkasında açılmış hindistan cevizi ağaçları, önünde uçsuz bucaksız okyanus, eski bir iskelede oturmuş birisi yalnız bile olsa huzur içinde görünüyordu. 
Resort

İlk dalış noktamıza varmış, akıntının yönüne göre rotamızı belirlemiş, dalış kuralları ve görebileceğimiz canlılar hakkında bilgileri almıştık. Fin, mask, BCD her şey tamam, atlamaya hazırız.
Tekne çalışanları

Atlayamadık, bize oraya kadar getiren teknenin motoru arıza yapmış, tamir edilecek gibi görünmüyordu. Akıntı da alıp tekneyi oturtulmuştu. İnsan itmesiyle çıkacak gibi değil, tek çare başka bir teknenin yardıma gelip çıkarması.
Çok zormuş bu denizcilik işleri, soldan sağdan dene, önden arkadan uğraş derken bağlanan halatlar teknenin altı kurtuldu ama öylesine kala kaldı okyanus ortasında.
Çabalar sonuçsuz kaldı, nihayetinde bir sürat botu geldi ve biz misafirleri aldı. Bu arada iyi bir yağmur da bastırmıştı.

Bizi götüren sürat botu

Bizim gibi dalmaya gelmiş olan Rus çift öncesinde yardım etmek için atlamışlarsa da sonra snorkeling yaptılar. Dönerken düşünüyordum, günün en karlısı onlardı. Koşullar ne olursa olsun, yapacak bir şeyler vardı, dalmasalar da baştaki niyeti kısmen gerçekleştirdiler.

Rus çift ve tekne ekibi 

Sürat botları fecaat bir şey, nasıl zıplatıp bir anda poponun üstüne oturtturmasını söylesem yoksa dalgaya çaptığında yüzen vuran suları mı.


Gün böyle bitmedi elbette, öğleden sonra başka bir aksiyon hem de bu seferki kaptanımız Selim ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder