7 Eylül 2016 Çarşamba

Maldivler- Baby Shark

Esintiyle yerlenen Hindistan Cevizi ağaçları
Okyanusların kaçınılmaz doğa olaylarındandır gel-gitler. Akşama doğru çekiliverir sular. Giden yalnız sular değilmiş. Sabahki hırçın rüzgar yerini, bunaltıcı yaz sıcaklarında keşke esse dediğimiz serin bir esintiye bırakıp gitti. 
Kumsal
Bildiğimiz bunaltıcı sıcaklar buralara uğramadığından pek değeri olmasa da bu esintinin, hindistan cevizi ağaçlarının yapraklarına dokunuşuyla çıkardığı sesler huzur verici. 
Okyanus da dingin bir hal almış, beyaz kumdan arınmış hali gündüzkinden daha berrak görüntü sunuyor. 
Durmuş öylece okyanusa bakan tek tük kişileri görünce birinin yanına gidiyorum. Yavru köpekbalıkları(ben onlara denizin kralı diyorum) gelirmiş bu saatlerde. Gelmişte birisi, geziniyor. Suyun rengine çok yakın rengi, ayırt etmesi çok güç olmasına rağmen yarım metreye yaklaşan boyu işimizi kolaylaştırıyor görmek için. 
Yavru Köperk Balığı- Baby Shark

Güneş batıyor iyiden iyiye, ben de biraz daha uzaklara doğru yol alıyorum.
Gökyüzünde ne bir ay ışığı ne bir yıldız parıltısı, hareket edenin insan olduğunu anlayacak kadar bir aydınlık hepsi bu. Yine de kıyıya yanaşmış, beyaz kumların üstündeki berrak su altında yüzen vatozu görmeye yetiyor. 7 metre büyüklüğe erişebilen deniz canlısı uçurtmamsı gövdesiyle su altında yaşayan bir kuş sanki. Üstümden yarasayı andıran bir kuş geçiyor, yarasa mı değil mi bilmiyorum ama Batman'in kostümüne çok benziyor siyah görüntüsü ve enteresan kanat yapısıyla. 

Kıyı yanasan Vatuz
Suya kaçıp saklanan yengeç

İnsanlar da çekilip gitmişler, kumsallar yengeçlere kalmış. Doğaya öyle güzel adapte olmuşlar ki beyaz kumda hareket etmeseler fark etmek münkün değil. Hızlıca kuyu kazıp giriyorlar içine. Biraz rahatsızlık verip yuvasından oynatınca aynı çeviklikle okyanusa dalıp hememcecik orada da kumun içine saklanıveriyor.
Gündüz sevgililer aşklarını kalple kuma çizmeleri çok doğal ama metrelerce genişlikte olanı görünce sıradan olmaktan çıkıyor, yazmaya değer buluyorum.

Kumsala düşmüş kalp

Mercan ve diğer deniz canlılarının ölmüş bedenlerinden arta kalan kabukları ayaklarını hafif acıtsada insanın, kumla okyanusun birleştiği yerde çıplak ayakla yürüyüp dalgalarının sesiyle dolaşmak doğanın sunduğu meditasyon. Sakinlik ne kadar rahatlatıcıysa, ıssızlıkta bir kadar ürkütücü. Daha fazla oğlumu ve eşimi meraklandırmadan birlikteliğin verdiği güvene geri dönme vakti.

Balıkçı Teknesi

Karanlıkta sadece karşı adalardaki resortların ışıklarını görebildiğim balkonumda okyanusa doğru oturmuş bunları yazarken ikidir ıslak sezonda olduğumuzu hatırlatan ani bir yağmur bastırıyor. Birazdan yanan bir kaç ısıkta söner, huzurla uyuyup umutla uyanmak dileğiyle gözlerimizi yumarız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder